​​​​​​​Rahip Brunson, İzmir'de ABD ile yaşanan...
Tufan Atakişi

Tufan Atakişi

Meraklısına tarihten notlar

​​​​​​​Rahip Brunson, İzmir'de ABD ile yaşanan ilk siyasal kriz değil

08 Ağustos 2018 - 22:08

Son günlerde gündemi sarsan, Dolar/TL kurunda rekor kırdıran,  ve Türk ekonomisini allak bullak eden Rahip Andrew Craig Brunson İzmir'de ABD ile yaşanan ilk kriz değildir.

Olaylar ekonomi, hukuk ve ambargo boyutunda devam ederken bundan tam 165 yıl önce iç körfezde ABD-Avusturya savaş gemileri arasında yaşanan kriz Osmanlı'yı da oldukça karıştırmıştı.

ABD himayesindeki Martin Koszta, 22 Haziran 1853 günü Osmanlı liman şehri İzmir’de bir lokantanın önünde, İtalyan kız arkadaşı ile buluşmak için bekliyordu. Ancak bir grup silahlı adam Koszta'yı dövdükten sonra denize attılar. Denizde sandalda bekleyenler de onu İzmir limanında demirlemiş olan Hussar adlı Avusturya gemisine götürdüler.

 resim 1

Daha sonra bu olay Batı Medyası tarafından Koszta'nın İzmir Başkonsolos Peter Ritter von Weckbecker'in emriyle kaçırılıp, tutuklandığı şeklinde servis yapıldı.

***

Macaristan ordusunda eskiden yarbay olan Koszta 1848 Macar devrimine katılmıştı. Habsburglar devrimi bastırdıktan sonra binlerce Macar Bulgaristan sınırını geçerek Osmanlı'dan sığınma hakkı talep ettiler.Yapılan görüşmelerin ardından bu mülteci Macarlara Amerika Birleşik Devletleri’ne serbest giriş hakkı tanındı. Koszta da bunlardan biriydi. Bir buçuk yıl kadar İngiltere’de kaldıktan sonra , New York’un karşısında, göçmenlerin ABD’ye giriş yapmak kullanılan Ellis Adasına 1851’in sonbaharında ulaştı.

New York’ta onun gibi eski 1848 devrimcisi olan ve kereste deposunun sahibi August Ritter adlı bir Almanın yanında çalışmaya başladı. Koszta 1852 yazında İngilizce, Rumca ve  İtalyanca konuşabiliyordu. O sırada Koszta Avusturya-Macaristan tabiyetinden çıkmış ve vatandaşlığa geçmenin ilk aşaması olan Amerikan bayrağına bağlılık yemini etmişti.

Henüz Amerikan vatandaşı olmasa da Smyrna'da bir Amerikan şirketinde çalışmaya başlamıştı. Bu arada hem Osmanlı hükümetine hem de Amerikan konsolosluğuna başvurarak Amerikan himayesinde olduğunun tescil edilmesini talep etti. Amerikan konsolosu bu talebi geri çevirmesine rağmen Osmanlılar ona adı konmamış bir “oturma izni” verdiler Amerika’nın himayesi altında olduğunu zımnen tanımış oldular.

***

Martin Koszta’nın şiddete başvurularak tutuklanması önemli bir uluslararası olay haline geldi. İzmir’deki Amerikan konsolosu Edward Offley, daha önce kabul etmemiş olsa da, bu kez Koszta’nın ABD vatandaşı (en azından ABD himayesinde) olduğunu ileri sürerek bu kararı protesto etti ve serbest bırakılmasını istedi. Ardından çok sayıda Macar göçmeninin yaşamakta olduğu İzmir’de Avusturyalılara karşı genel bir husumet doğmasına yol açtı. Hussar gemisinin üç subayı, bir kahvede saldırıya uğradılar ve aralarından biri öldü. Bu saldırının ardından Avusturyalılar Koszta’yı serbest bırakma fikrine büsbütün karşı bir tavır aldılar.

Bir başka önemli faktör de Amerikan donanmasıydı. Koszta’nın tutuklanışının ertesi günü, St. Louis adlı şulapa olarak tanımlanan bir Amerikan savaş gemisi İzmir limanına girdi. Geminin kaptanı Yüzbaşı Duncan Ingraham olan biteni önce İzmir’de oturan yabancılara, ardından da Amerikan konsolosuna resmen bilgilendirmişti: Söylentilere göre Avusturyalılar Koszta’yı Trieste’ye götürecekti.

resim 2

Bunun üzerine Kaptan Ingraham gemisini Hussar’ın tam yanına demirledi. Bu hareket kuşkusuz bazı riskler taşıyordu, zira Avusturya gemisinde 15 top vardı, ayrıca limanda demirlemiş Avusturyalılara ait 10 toplu bir başka savaş gemisi ve silahlı buharlı iki posta gemisi bulunmaktaydı.

Konsoluklar arası İzmir ve İstanbul'da temaslar sürerken bir Amerikan karada yürütülen diplomasi tıkanma noktasına geldiğinde Ingraham kişisel inisiyatifini kullanarak -ki bu emir gizlice konsolostan gelmişti- 22 topunu Hussar’a doğru çevirdi ve eğer esir sekiz saat içerisinde serbest bırakılmazsa onu silah zoruyla serbest bıraktıracağı tehdidini savurdu.

Kaptan Yüzbaşı Ingraham’ın belki de tarihte ilk örneğini verdiği bu silah tehditli diplomasi (gun-boat diplomacy) karadaki kilitlenmiş görüşmelerin önünü açtı. Avusturya ve Amerikan konsolosları Koszta’yı İzmir’de Fransızlara teslim etme konusunda anlaştılar. Bu karar 3 Temmuz günü uygulandı; Koszta serbest dolaşma yasağına tabi tutulmak kaydıyla Fransız hastanesine getirildi. Ertesi gün Amerika’nın Bağımsızlık Günü İzmir’de daha önce hiç görülmedik bir görkemle kutlandı. Ardından Birkaç ay süren diplomatik pazarlığın ardından Koszta Amerikan gemisi Sultana ile Amerika’ya gönderildi.

***

Silah tehditli diplomasi (gun-boat diplomacy) tam 165 yıl sonra, bu günlerde  ABD'nin Rahip Andrew Craig Brunson  salıverilmesi için Türkiye'ye uyguladığı  ticari yaptırım tehditi  olarak karşımıza çıktı. ABD'de  Magnitsky  olarak anılan yasasına dayanarak daha önce Rusya’ya bakan düzeyinde yaptırım uygulamış ve istediğini elde etmişti.

Bu günlerde yaşadıklarımızın bence nedeni, artık uluslararası kabul görmeyen ve güvenilmeyen yargı sistemimiz.

 

Kaynakça:

*Essays in Ottoman and Turkish History, 1774-1923 (London, 1990)
*
Institut Français d’études Anatoliennes (Guerre et paix)
*In the New York Times's December 15, 1853 edition, "From Martin       Koszta to the American People"

1. Fotoğraf: 11 Temmuz 1853 İzmir Limanı. St. Louis ve Hussar gemileri
2. Fotoğraf: Katan 
Yüzbaşı Duncan Ingraham

3. Fotoğraf: 4 Ağustos 1854 tarihinde Kongre tarafından Kaptan Yüzbaşı Duncan Ingraham için Bronz ABD Donanma Madalyası.

-- 
Tufan Atakişi 0 532 311 30 33     
twitter.com@AtakisiTufan
 
"Bir toplumu yok etmenin en kolay yolu, 
geçmişini unutturmaktır."
 "Kent Belleği, 
geleceğe bırakacağımız en büyük mirastır."
"Değerli olan şeyler,
ya aşkla, ya da kanla kazanılır."
T. A.
 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Ahmet Kalaycıoğlu
    11 ay önce
    Yazınız, geçmişten bugüne ışık tutması anlamında güzel ve yararlı idi ancak yazının son cümlesi bence Türkiye için biraz haksız olmuş. Şu anda Amerikan adaletinin güvenirliliğine ve tarafsızlığına inanabilirmiyiz buna ne diyeceksiniz? Selam ve saygılar...

Son Yazılar