CHP İZMİR'DE BİTİK BİR ADAMIN HİKAYESİ
Nevzat Dönmez

Nevzat Dönmez

CHP İZMİR'DE BİTİK BİR ADAMIN HİKAYESİ

07 Temmuz 2018 - 13:28 - Güncelleme: 07 Temmuz 2018 - 13:38

Bu yazıyı İzmir'in efsane başkanı Ahmet Piriştina döneminde onun ekibinde olan ODTÜ mezunu Ertuğrul Aksoydan facebook sayfasında paylaştı. Özellikle İzmirliler mutlaka okumanızı istedim...

BİTİK BİR ADAMIN HİKAYESİ

'AKP güdümlü' muhteris başkanımız Kocaoğlu, 2004 senesinde Behçet Yavuz'un adaylıktan çekilmesi sonucu (!) Bornova'da aday gösterilir. 
Üç ay geçmeden Piriştina vefat edince, dönemin il başkanı Alaattin Yüksel tarafından (bizim de desteğimizle) Büyükşehir başkanlık koltuğunda bulur kendini. 
Yani belediyenin kapısından girmemiş bir beyaz eşya bayii, üç ay içinde 4 milyonluk kentin başına oturur!..
Yeter mi? Yetmeez...
Oraya oturduktan sonra, İzmir siyasetinin bütün noktalarına hâkim olma derdine düşer. 
Adeta bir mason locası gibi yürütür siyaseti ve bürokrasiyi.
Derken kendisini o koltuğa oturtan arkadaşı Alaattin Yüksel ve şürekâsını vekil yaptırır. 
Hatta genel başkan yardımcılığına kadar yükseltir.
Kendisi de her seçimden sonra "Bir daha aday değilim" der demesine ama, her seçim yaklaştığında ağız değişir.
Sonunda "Altı ay kala karar vereceğim" klişesine sığınır yine.
Neden? Çünkü o ana kadar yeniden aday olma çabası tam gaz devam etmektedir. Ancak, prensip sahibi bir insan olarak (!) umudu kalmazsa, çıkıp "Aday değilim" açıklaması yapacaktır!..
O hep efsunludur, korunur, kollanır.
Çete Davasından bütün üst düzey bürokratlar içerde yatarken, o tek birgün yatmaz. 
Yargılandığı davalarda "Bilmiyorum, haberim yok." diyerek adeta çalışanlarını satar.
"397 yılla yargılanıyorum" feveranı sayesinde parti mecburen bir kere daha aday gösterir. 
397 yılla yargılanan adam, 397 dakika bile ceza almadan beraat eder.
Birçok parsel bazında plan tadilatını onadığı, hergün televizyonunda boy gösterdiği Mustafa Küçükbay FETÖ'den hapsi boylar, O'na bişey olmaz.
Yine Bornova'da usulsüz planlarını onadığı gerekçesiyle bütün Büyükşehir meclisinin yargılandığı, açılışını bizzat kendisinin yaptığı o an ruhsatsız olan Point Bornova'nın sahibi Abdullah Kavuk FETÖ'den içeri girer, O'na yine bir şey olmaz. 
Çünkü 'sağlam yere' demirlemiştir artık!..
İzmir halkı yavaş yavaş bu adamın nerelere hizmet ettiğini, kimlere imar rantı dağıttığını öğrenmeye başlamış, Kılıçdaroğlu'nun da zaten çoktaan gözünden düşmüştür. 
Yeniden aday olabilmesi için bir mucize gerekmektedir...
İşte o mucize ortaya çıkıverir!..
Muharrem İnce fizik öğretmenidir ama pek fizik öğretmenliği yapmamıştır. Erdal İnönü'nün öğrencisi filan da değildir zaten. 
Fizik-Kimya Öğretmenliği diye bir bölümden mezundur.
Benim mahalle delegesi bile seçilemediğim CHP'de tam 16 sene (on altı) milletvekili olmuştur.
Kurnazdır. Hırslıdır. Yalçın Küçük'e göre Yakubidir.
Gözü genel başkanlıktadır. Ama bir türlü oraya oturamamaktadır.
Derken böyle bir fırsat doğar ve CB adaylığına atlayıverir. 
Halktan da ilgi ve takdir görür. 
Belki de zaten CB seçilemeyeceğini bilmektedir başından beri. 
Ama "CHP'den fazla oy alırsam, beni kimse tutamaz" düşüncesindedir. Bu iş bir nevi genel başkanlığa atlama tahtası olacaktır.
Belki de o yüzden seçim gecesi CHP'yi geçtiğini öğrenince, meydana çıkmaya ihtiyaç duymaz. 
Derhal Erdoğan'ın kazandığını beyan eder.
Amaç hâsıl olmuştur!..
İddiaya göre tatil yaptığı kotrada Kocaoğlu da yanındadır. "Büyükşehir Belediyesinin katrilyonluk bütçesi arkanda. Çık, aday ol" demiş olabilir mi?!..Bilemiyoruz...neyse.
Böylece üç gün önce "Kurultay talebini benden asla duymayacaksınız" diyen öğretmenimiz "Koltuğu bana teslim et. Yoksa ben almasını bilirim." moduna girer.
Ardından 'bitik adam' derhâl "değişim şart" açıklaması yapar.
Oysa kendisinin oyu her seçim daha da fazla düşmektedir ama...ne gam.
Sayın Kocaoğlu; tesadüfler sana çok büyük fırsatlar sundu. Kentin gönlünde bir efsane olabilirdin. Ama sen maalesef hep kurnazlığı seçtin. Hep zengine hizmet ettin. 
Çünkü daha adaylık kulisleri yapmaya başladığında Erdal İzgi'ye, "Çocuklarıma bir ünvan bırakmak istiyorum." demiştin. Şehir kulübünde bir koltuk kapmaktı muradın. 
Umarım olmuştur.
Çünkü gerisi hiç umurunda olmadı.
Bir dön, bu güne kadar kırdığın, döktüğün, ezdiğin insanlara bir bak. 
Sen onları hatırlıyor musun bilmem ama inan onlar seni hiç unutmayacak...
Ama artık yolun sonuna geldin. Boşuna çırpınıyorsun. 
Korkunun ecele faydası yok.
ARTIK TAMAM

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar