ÇEŞMEALTI İNSANLARI 2 (HER KAPI ATATÜRK'E AÇILIR)
Nevzat Dönmez

Nevzat Dönmez

ÇEŞMEALTI İNSANLARI 2 (HER KAPI ATATÜRK'E AÇILIR)

08 Mayıs 2020 - 22:46 - Güncelleme: 09 Mayıs 2020 - 01:29

Her şey insanla güzel. İnsanları iyiyse, sevgi doluysa orası yaşanacak, gezilecek yerdir.
Urla’nın şirin beldesi Çeşmealtı’nda yaşıyorum.

Bir yanımızda asırlık çamlarla dolu Güvendik Ormanı,  Bir yanımızda, iki kulaçta varacağınız adacıklarla süslenmiş tertemiz deniz. Oksijen deposu.

Her kapı Atatürk'e açılır burada. Balkonlar, kapılar Atatürk posterleri ve bayraklarla süslüdür her zaman. 

Atatürk sevdalısı bu beldede, doğasından da, denizinden de, ormanından da çok sevdiğim, 
Çeşmealtı’nın insanlarından siyasetçileri, balıkçıları ve mekan sahiplerini yazmıştım.

Bugün, bu beldede yaz-kış oturanların en yoğun olduğu, denize paralel uzanan, kaldırımları bile birbirinden güzel ağaç ve çiçeklerle donatılmış, yasemin, gül ve limon çiçeği kokan, sokak köpeklerinin de sahipli olduğu üçüncü büyük caddesi 40 Sokak ve çevresindeki insanlarla tanıştırmak istiyorum sizleri. 

HAYATI ROMAN OLUR

Hayatı macera filmlerine konu olabilecek Holllandalı Ünal Gülada abimiz 40. sokağın ağır abisidir. Ağaçlara aşı konusunda üstüne yoktur. Bahçesindeki dut ağacı rengarenktir. Bir armut ağacında armuttan başka (elma, ayva, erik) her türlü meyveyi gördüğüm için ben ona Dr. Frankeştein diyorum.. Balık tutma konusunda da çok ustadır. Gerçi ikimiz balığa çıktığımızda kalamarları ben yakalıyorum ama olsun. Onun ustalığı tartışılmaz... Şu sıralar yeni aldığı teknesiyle uğraşıyor. 65 yaş üstülere izin çıktığı gün denizde göreceğiniz ilk tekne Ünal abimin teknesidir bilesiniz... Ünal abimin eşi Nihal hanım benim diyen aşçılara taş çıkartır. Her gittiğimde bir gazozu eksiltirim buzdolabından. Ve evi bir dakika bile misafirsiz kalmaz.

O HER AN YANINIZDA

Evinizde, arabanızda bir yardıma mı ihtiyacınız var.. Yıllarca Avrupa otoyollarında TIR kullanıp buraya yerleşen Aksaraylı Faruk Çelik'e bir işaret vermeniz yeter. Yardım etmediği kimse yoktur çevresinde. Bahçesine ve köpeği Ares'e çok düşkündür... Acemi olduğu tavlada şimdi yenildiği ustaları tek tek dize getiriyor... Kalbi de kendisi de tertemiz tam bir Anadolu delikanlısı...

TAVLANIN USTASI


Hava Kuvvetlerinden emekli pilot Yarbay Yavuz Özsoy, hepimizin değerlisi. Pilot abimiz bahçe işlerine pek karışmaz. O işleri eşi Canan ablamız yapar. Hem de çok erkeğin yapamadığı kadar iyi yapar... Zorla çağırırız tavla oyunlarımıza Yavuz abimizi, hepimizi ipe dizer yener, çağırdığımıza pişman eder... Ben bir kere yendim ama en az 10 kez yenildim ustaya...

AYDIN YÜZLÜ DİNDERSİ HOCAMIZ

Yazlıkçı diye her yaz gelişinde ceza kesmeye niyetlendiğimiz, tanıdığım en aydın dindersi öğretmenimiz Mesut Yıldırım'a, bugüne kadar kıyamadık ama bu yıl geldiğinde bir oğlak çevirteceğiz. Arabasını da yenileyen Mesut Hoca bu yıl bunu yapmazsa 40 sokağa girmesi biraz zor. Eşi Zeliha Hanım da bizim tarafımızda bunu biliyoruz...

ALMANYA-İZMİR KÖPRÜSÜ

Almanya-Türkiye arasında mekik dokuyan Baki Süz arkadaşımızın ne zaman gelip ne zaman gittiğini inanın kimse anlamaz. Bir gece birlikte sohbet ederiz, o gecenin sabahı, bizi Almanya'dan arayıp "bir isteğiniz var mı yarın geliyorum" der.

ELEKTİRİK ONDAN SORULUR

Mehmet Çallı öğretmenimizin branşı elektrik ama otomobili hep elektrik kaçağı yapar  çalışmaz. En sonunda satıp yenisini aldı da mahallece otomobil itmekten kurtulduk. Bahçesindeki erikleri yediğimizi anlarsa ağaca elektrik vermesinden korkuyoruz. Bu konudaki tek güvencemiz "Gelin istediğiniz kadar yiyin" diye eşi Saliha ablamız.. Bu arada Mehmet Çallı'nın Ressam Çallı'yı kıskandıracak tablosu 40 Sokak levhasını hemen yanında asılı. Bu ağaç kökü tablonun çerçevesi de ve Ünal abimin Hollanda'dan getirdiği çerçeve. Tam 50 yıllık.

AĞAÇLARI GEZDİRİYOR

Kuaförlükten emekli Ümit Er'i her gün her saat evinin bahçesini düzenlerken görebilirsiniz.Bir limon ağacının yeri 3 kez değişti. Takip ediyorum 4. değiştirmesini de haber veririm... Biraz sesli konuşur, tavlayı müthiş oynar... Laf aramızda zar tutmaz ama zar onu tutar. Her istediği zar "cuk" diye oturur.. En sevdiğim huyu eşi Nazan hanımın bir dediğini iki etmemesi. 

BALENİN USTALARI

Sokağımızın her şeyi var da sanatçıları yok mu sanıyorsunuz... Olmaz mı.. İzmir Bale ve Opera'nın en ünlü iki baleti Barış ve Yiğit kardeşler, iki yıldan beri sürekli buradalar. İkisi hem bale de hem de balık tutmada çok ustalar.. 

HAKİM AMCAMIZ

Hakimlikten emekli abimiz Metin de yazlıkçıdır. Faruk Çelik'le birlikte ektiği zeytinlerin tüm bakımını bütün kış mahallece yaparız onu çok sevdiğimizden. Yaz-kış burada kalması için ısrar ediyoruz bakalım bu yıl kandırabilecek miyiz..

ALSANCAKLI BARMEN

Alsancaklıların çok yakından tanıdığı ünlü barmen Gani abimiz de bu sokağın sakinlerinden. Sevgili eşi, kızı ve damadı ile birlikte kalıyorlar. Bir de dünyalar yakışıklısı torunu Aren... Dede-torun nidalarını dinlemek inanın harika bir duygu...

MAHALLENİN MUHTARI

Mahallemizin muhtarı Emre Erdoğan da bu sokağın sakinlerinden. Ben işini bu kadar seven, enerji dolu bir ikinci muhtar görmedim dersem inanın abartmış olmam... Eşi Hüseyin hem çok iyi bir inşaat ustası hem de çok iyi bir balıkçı.  Geceyarısından onra sahilde olta atmış birini görürseniz o mutlaka odur..

VE DE BENDENİZ...

Bu sokağa 6 yıl önce gelen kendimi yazarken mütevazi olmaya gayret edecem. Tavlada, balık tutmakta üstüme yok. Gerçi yukarıda yazdığım komşularıma sorarsanız ikisinde de acemiyim ama ben onların büyük ustalığımı kıskandıklarını sanıyorum!!!... Fakat, Adana işi yemekleri ve de en çok sarması ile ünlü sevgili eşim Leyla'nın da onlara hak vermesini bir türlü anlamıyorum. Acaba haklı olabilirler mi?

MİNNOŞ PRENSES

Unutmadan hemen yazayım 40 sokağın bir de prensesi var. Sokağa çıktığında herkesin peşinden baktığı, sevmek için yarıştığı dünyalar güzeli gönüllerin Alman Biewer cinsi  Minnoş'u yazmadan 40. sokağı tam anlatamayız. Gelin 40. Sokağa sorun "Minnoş nerede oturuyor" diye herkes köşedeki evi gösterir size...

SOKAĞIN BEKÇİLERİ

Ayrıca, sokağımızın bekçileri Bam Bam, Kahve, Dik Kulak ve Belediye (Ona bazıları Narin ve Zarife de diyor...) isimli sokak köpeklerinin rahatı inanın beylerde yoktur. Tüm sokak sakinleri onları beslemek için yarışırlar. Yazmakla bitmez dostluklar, komşuluklar...
Eğer yolunuz Çeşmealtı’na düşerse, denizinde yüzün, ormanında gezin fakat mutlaka 40 Sokağa gelin. Burada Çeşmealtı’nın bu güzel, sevgi dolu insanları ile tanışın.
Bunu bir kez yaptığınızda, bu güzel beldeye gelmek için doğasından da, denizinden de fazla nedeniniz olacak inanın.

 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • H. Hüseyin Kılıç.
    2 ay önce
    Sayın abim oldukca güzel keyiflede okudum,ancak birazcık eksik değilmi 40. sokağın başka bir güzelliği daha var bence selamlar. Kılıç ustaların elinin değdiği bahçe düzenlemesinden daha sonra uzun uzun bahsedeceğim canım abim...

Son Yazılar