LEYLA YEMEK YEMEZ ONA SÜT VERİN!
Mehmet Dişçi

Mehmet Dişçi

LEYLA YEMEK YEMEZ ONA SÜT VERİN!

05 Temmuz 2018 - 22:35

"Leyla yemek yiyemez kaçıranlara sesleniyorum Leyla’ya süt verin" cümlesi hangi yüreği parçalamadı? 

Çok gündem olmadı belki ama melek yüzlü Mert Aydın, Kars'ta tecavüze uğrayıp katledildi haberi hangi İnsan evladını isyana sürüklemedi?

Eylül Yağlıkara’nın Elektrik direği dibinden çıkarılan naaşı kimin içini yakmadı? 

Öncelikle çocuklarımızın acı haberlerini alıp bunun üzüntüsünü öfkeyle karışık bir çaresizlikle hisseden, insani değerlerini koruyan herkes gibi kendime gelemedim. 

İsyan edilecekse bugün isyan edilmelidir bu hayasızlığa, vahşete ve bu toplum yapısına.

Ağrı'da Leyla Aydemir   

Ankara’da Eylül Yağlıkara

Kars'ta Mert Aydın

Adana’da Gizem Akdeniz

Karaman da yurt rezaleti derken liste uzar gidiyor maalesef.

Çocuklarımız neden bu tarz vahşetlere maruz kaldılar?

Bu İğrenç taciz, tTecavüz ve katledilme yeni miydi ?

Avrupa Konseyi'nin "Beşte bir" projesi var.  Her 5 çocuktan birinin cinsel şiddetin herhangi bir biçiminin mağduru olduğu gerçeğini gözler önüne seren proje . Düşünebiliyor musunuz 5 çocuktan 1'i cinsel şiddete maruz kalıyor.

Peki bu istismarlar eskiden var mıydı? sorusu Çukur dizisinin hayranı olduğum usta oyuncusu Nam-ı değer İdris Koçovalı abimiz sevgili Ercan Kesal’ı getiriyor aklıma.

Kesal’ın mesleği doktorluk.

Yazdığı kitabı ve yaşadıklarıyla, "Biz böyleydik ama bu kadar gündem olmuyordu" diyor.

Mesleki deneyimlerini ve yaşadığı olayları kaleme aldı büyük üstad.

Bektaş tecavüze uğradığında ona fiili livata raporu vermek için muayene ederken, çocuğun yüzündeki utangaçlığı, mahcubiyeti ve bunun karşısında kendisini ne kadar kötü hissettiğini yazıyor Ercan Abi.

İbret alınası gerçek bir Anadolu hikayesi.

 Bu vakaların hepsi çok acı ama bunu iki kat vahim yapan olay ise anti sosyal kişilik bozukluğu olan bu pedofiller en yakınımızdan birileri. Sabah giderken selam verdiğimiz komşumuz, evimize yatıya gelen akrabamız, soframızı açtığımız dostumuz.

Bunlarla ilgili toplumda infial açıklamaları ardı ardına dillendirildi.

Sosyal medyada "idam" çığırtkanlığı aynı anda ve sistematik olarak düğmeye basılmışçasına bir idam yasası talebi bugünlerde dillendirildi.

Bence Bu masum yavrularımıza kıyanların nefes almaya bile hakları yok. Müebbettin ağırlaştırılmış olanını katık verilmeden fazlasıyla hak ediyorlar.

Bu tecavüzcü ve katillerin, zindanın en karanlık gün yüzü görmeyen köşelerinde çürüyüp gitmeleri haktır. Caydırıcı tedbirleri destekliyorum. Ancak idama karşıyım.

Güç , eğer idaresi mümkün olmayan bir duruma gelirse sadece tecavüzcülerle sınırlı kalmaz diğer suçlara da uygulanmaya başlar ve biz  günden güne anti demokratik bir şeriat devletine döneriz.  

Yaşanan iğrenç olaylara tepki olarak sosyal medyada iyi niyetle idam mesajları verenler aslında bunun ne kadar tehlikeli sonuçları olacağını düşünmelidir. Kaldı ki meleklerimize kıyıldıktan sonra idam olmuş, işkence olmuş bence çözüm değil.

Leyla, Eylül Mert, Gizem geri gelmedikten sonra her şey nafile.

 Asıl çözüm bu yavrularımızın bu istismara,cinayete kurban gitmelerini engellemek. Bunun için de eğitim seferberliği zihniyet devrimi şart.

Önce annelere bu eğitimler verilerek yetiştirdikleri çocukları aydın modern bireyler olarak yetiştirmelerine yardımcı olmalıyız.  

Toplumu güzelleştiren kadındır.

Kadının elinin değdiği her şey güzelleşir.

Bu nedenle de kadınlarımızın önderliğinde erkekler, okulda öğretmenler , Valilik, Emniyet ve yerel yönetimlere de çok büyük sorumluluk düşmektedir. 

Öyle bir toplum özlemim var ki; Güzel, güvenilir sokaklar, hayvan ve doğa dostu insanlar, yaşanabilir gelişmiş bir ülke. Çok şey mi istiyorum?

     

        

    

 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Koic
    2 ay önce
    Evet yazdiklarinizda cok haklisiniz fakat cok sey istiyorsunuz cunku ulkeyi bu medeni seviyeye cekmeye calisan idealist yoneticilere sahip degiliz ne yazikki. Saygilarimla.

Son Yazılar