Balçova'da evlere şenlik ihaleler!
Ertan Sayın

Ertan Sayın

Balçova'da evlere şenlik ihaleler!

23 Kasım 2017 - 02:45

İhale yapacaksan Balçova Belediyesi gibi yapacaksın arkadaş.

Yasa, yönetmelik hak getirecek.

Kafana göre takılacaksın.

Vatandaş  şikayet ettiğinde de kızacaksın.

İçişleri Bakanlığı müfettiş gönderdiğinde de ‘Biz CHP’liyiz o yüzden müfettiş geliyor’ savunmasının arkasına sığınacaksın.

Yaptıklarını, ‘müfettiş taraflı’  çamuruyla hafifletmeye çalışacaksın.

Ama kapatamazsın yasa tanımazlığını.

Müfettiş ne kadar taraflı olsa da olmayanı var edemez.

Bakın şimdi.

Vatandaş şikayet etmiş,  iddiada bulunmuş, ilaç, mama ve tıbbi yardım gereçleriyle ilgili işlemlerde usulsüzlük yapıldı, şaibe var

İç İşleri Bakanlığı da incelemesi için Mülkiye Baş müfettişi görevlendirmiş.

Ne bulmuş derseniz.

2009-2016 yılları arasında ilaç alımları sadece bir eczaneden yapılmış. Tüm faturalar da ihale yapılmaksızın avansla ödenmiş.

Yine mamalar da 2012-2016 yıllarında aynı eczaneden alınmış.

2015-2016 yılları arasında 20 fatura karşılığı 48 bin lira ödenmiş ama ihalesiz.  

Tıbbı gereç alımlarına gelince.

2015-2016 yılında tıbbı malzeme alımları doğrudan temin ile gerçekleşmiş.

İki firmaya da 11 adet fatura karşılığı 395 bin lira ödenmiş.

Buraya kadar her şey tamam.

Lakin, evraklar yanlış hazırlanmış.

Yani önce alınmış sonra ihale yapılmış.

Bu her belediyenin yaptığı bir gerçek ama bunu yapanlar evrakları doğru hazırlıyor hiç değilse.

Balçova Belediyesi ise ‘doğrudan temin onay belgesini’ fatura tarihinden sonra düzenliyor.

Sonuçta da Müfettiş  ‘fatura düzenlenmiş olması malın teslim edildiği ve ödeme yapıldığı anlamına geldiği, doğrudan temin sürecinde düzenlenmesi gereken doğrudan temin onay belgesini fatura tarihinden sonra düzenlenmiş olmasının mevzuata aykırı olduğu…’diyor raporunda.

Memurlardan alınan ifadeler de fiyat araştırması yapılmadığı, sürekli olarak ihtiyaç duyulan malzemelerin doğrudan iki firmadan sipariş edildiği, teklif alınmadığı ortaya çıkıyor.

Müfettiş, bu ifadelerden sonra alımlara şaibeli hale geldiğini, teklif mektuplarının gerçeği yansıtmadığını, kamu zararına neden olunduğu şüphesinin oluştuğu belirtiyor.

Başta Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya ve Başkan Yardımcısı Ahmet Hepdarcan olmak üzere 5 bürokrat hakkında soruşturma izni istiyor.

İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu da müfettiş raporu doğrultusunda soruşturma izni veriyor.

Bir şikayet de Ekonomi Üniversitesi’ne 20 yıllığına verilen dev yeşil alan ihalesiyle ilgili yapılıyor.

Bu ihale çok yazıldı daha önce.

Ekonomi Üniversitesi’ni çok seven Başkan Mehmet Ali Çalkaya çok eleştirildi bu konuda.  ‘Ekonomi Üniversitesi kendine bahçe yapıyor’ dendi…

Çok tartışıldı ama bildiğinden şaşmadı belediye.

İhalenin tam adı ’20 yıl süreyle intifa hakkı tesis suretiyle yapım karşılığı işletme hakkı verilmesi işi…’

İşte o ihalede içinde Hem Çalkaya hem de Başkan yardımcısı Ahmet Hepdarcan için soruşturma izni çıktı.

Çünkü, o ihalede Ekonomi Üniversitesi’ne kıyak üzerine kıyak çekmişler.

Süresiz olması gereken teminat mektubu Ekonomi Üniversitesi tarafından 17.03.2016 tarihli olarak verilmesine rağmen kabul edilmiş.

Sonuçta da teklif mektubu dahi açılmadan evraklarının iade edilmesi gereken Ekonomi Üniversitesi’nde kalmış ihale.

Yine 18.01.2016 tarihinde sözleşme imzalanıp yer teslimi yapılmış olmasına rağmen sözleşmede  ve teknik şartnamede  ‘bir yıl içinde inşaat bitirilmek zorundadır’ yazması da işe yaramamış.

Bakmışlar olmayacak, Ekonomi Üniversitesi, 28.12.2016 tarihinde süre uzatımı talep etmiş.

Ardından 03.01.2017 tarihinde bir daha süre uzatımı istenmiş ve daha önce teslim edilen yer ikinci kez 18.01.2017 de tekrar teslim edilmiş.,

Tüm bunlar ise,  belediyenin hazırladığı sözleşmede ‘süre uzatımı 30 günü geçemez’ derken yaşanmış.

Komik ama gerçek.

Hepsi olmuş bunların.

Daha komiği ise belediyenin savunması.

‘OHAL  nedeniyle  oldu  tüm bunlar…’

İyi de OHAL, Ağustos 2016 tarihinde ilan edildi. Belediye ise ilk yer teslimini 18 Ocak 2016 tarihinde  yapmış.

Bu kadar kıyak yetmezmiş  gibi yıllık yedi bin liralık kira bedelini de aylık ödemesi gereken Ekonomi Üniversitesi hep gecikmeli ödemiş.

Belediye buna da ses çıkarmamış gecikme cezası bile almamış, kamu zararına neden olmuş.

Üniversiteyi sevebilir insan anlarım da bu kadar kıyak geçecek sevginin nedenini henüz anlayamadım.

 

ZARRAB MAĞDURİYETİ TUTAR MI?

 

AKP ve Tayyip Erdoğan bugüne kadar hep mağdur edebiyatıyla kazandı.

Erdoğan’ın mağdur edebiyatı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda şiir okuduğu için görevden alınıp hapis yatmasıyla başladı.

Hatırlayın, Kasım 2002 seçimlerinde mağduru seven vatandaş, henüz 1 yıllık AKP’yi iktidar yaptı.

Açın bakın meydanlardaki söylemlere bakın, dibe vuran ekonomik kızgınlığa, yolsuzluklara bir de mağdur edebiyatı eklenmişti hep.

Sonra Askeri vesayet mağduriyeti gündeme  taşındı.

‘Askerler bizi hep mağdur etti. Baş  örtümüzü takamadık’ diye diye kurulan kumpaslarla Ergenokon, Balyoz gibi davalarla orduyu bitirdiler.

Vatandaşın büyük kısmı da bu mağduriyet edebiyatına inandı. Gitti yine oy verdi.

Ardından 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları çıktı.

Yine mağdur maskesine büründüler. ‘Komplo kuruldu bizi yıkmak istiyorlar’ diye diye vatandaşı inandırdılar.

Sonra yıllardır o bitirdikleri askerlerin en büyük tehlike dediği FETÖ, gerçek yüzünü gösterdi.

Ülke uçurumun kenarından döndü.

Bu kez yıllardır kol kola oldukları FETÖ’nün mağduru olduklarını söylemeye başladılar.

‘Kandırıldık’ diyerek saflık edebiyatına soyundular.

Vatandaşın yarısını yine inandırdı. Yine kazandılar.

Lakin, şu sıralar ülkenin ve yönetenlerin başında Zarrab belası var.

Halk Bankası kanalıyla ABD’nin İran ambargosunun delindiği iddialarıyla açılan bir dava var.

Bizimkiler yine ‘komplo kuruluyor. Düzmece delil ve iddialarla dava yaratılıyor’ diye çıkışlara başladı.

Mağdur edebiyatı  var gücüyle sahnede.

Medyasıyla, televizyonuyla kamuoyuna ’ ABD bizi yıkmaya çalışıyor ‘ düşüncesini yerleştirmeye çalışıyorlar.

Gerçi bu kez iş biraz zor.

Zarrab, itirafçı olmuş konuşuyor. FBI herkesi dinlemiş, tapeler ellerinde.

Gerçi bizim vatandaş belli olmaz.

2019 da ‘ABD AKP’yi yıkmak istiyor’  edebiyatına kanıp bir kez daha oy atar mı atar.

 

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • MESUT ERTEM
    1 yıl önce
    30-40 SENEMİ BALÇOVADA GEÇİRDİM ESNAFLIK YAPTIK SİYASET YAPTIK HATTA BELEDİYE MECLİS ÜYELİĞİ YAPTIM ANAP İLÇE BAŞKANLIĞINI İCRA ETTİM BALÇOVA BELEDİYESİNDEKİ BU YAZDIKLARINIZA ÇOK AMA ÇOK ŞAŞIRDIM ÇÜNKİ BAŞLARINDA GERÇEKTEN İYİ BİR BAŞKAN VAR AMA SİZİDE DÜRÜST BİR GAZETECİ OLARAK YILLARDIR TANIYORUM ÇOK ŞAŞIRDIM....................
  • levent
    1 yıl önce
    sevgili ertan ekonomi üniversitesi yeşil alan bilgilerini iletenler yanlış bilgilendirmiş seni .....
  • Hamit İhsan Tanes
    2 yıl önce
    Ben Mehmet Ali Çalkaya ve başkan yardımcısı Ahmet bey in şahsi menfaat elde etmek için böylebirşey yapacaklarına inanmıyorum..haa; belediyenin eksik yada yapamadığı hizmetleri tartışırız.. ama haksızlık ve yolsuzluk olmaz!! Eczaneden yatalak hastalara bez alındı yada parası olmayan hastalara ilaç verildi ben balçova Onur Mahallesi muhtarı olarak bunu biliyorum saygılar Hamit İhsan Tanes
  • balçovalı
    2 yıl önce
    vay beeee

Son Yazılar