Paralel evrenler!
Arseli Yağmur Kurt

Arseli Yağmur Kurt

Paralel evrenler!

01 Aralık 2017 - 01:13

Gün içinde yaptığınız etkinlikleri düşünün...

Sabah kalkıyorsunuz, kahvaltı yapıyor, işe veya okula gidiyor, geri geliyorsunuz…

Peki bu gün içinde yaptıklarınızı siz kendiniz belirlediğinizden mi yapıyorsunuz yoksa artık bir rutine sardığı ve her şeyin artık bir sırası olduğundan mı yapıyorsunuz?

Bugün fark ettim, belki de biz bir hayali karakterizdir.

Belki hikayemiz günlük olarak farklı bir evrende televizyona veriliyordur.. 

Ya da bir kitap karakteri olarak bilmediğimiz bir şekilde çok ünlüyüzdür.

Bir yazar veya yönetmen, bizim günümüzün nasıl olduğunu planlamıştır.

Onlar bize farklı bir kalkma saati verseydi veya farklı bir öğlen yemeği saati verseydi, her şey tdaha farklı olurdu.

Rutinimiz, olayların sırası, saatler…

Her öğle yemeği oturduğunuz kişileri değiştirseydi, konuşulan konular, çevreniz, kişiliğiniz, konuşma tarzınız da değişirdi.

Fark ettim ki, yaşam sizin anlattığınız öykü değil, sizin hakkınızda anlatılan öyküdür.

John Green’in yeni yazmış olduğu "Turtles All The Way Down" kitabı bu konu hakkında oldukça kafa yormamı sağladı.

Bu hikayede yazar siz olmalısınız değil mi? Olmak zorundasınız.

Okulda, “Şimdi yemeğe gideceğim,” diye düşünüyorsunuz saat biri on geçe.

Fakat aslında, saat biri on geçe çalan zil sizin yemeğe gitmenizi belirliyor.

Ressam olduğunuzu düşünüyorsunuz fakat siz sadece tuvalsiniz.

Okullarda aynı filmler ve kitaplarda olduğu gibi gruplar vardır.

Ama bilmeden o filmler veya o kitapların içinde olabilirsiniz sadece sizin evreninizin alternatif bir versiyonunda.  

Düşünebileceğiniz her türlü evren vardır bence.

Bir evrende postacı, başkasında şef, bir başkasında sevdiğiniz ünlüyle evli olabilirsiniz.

Her evrenin farklı bir yazarı vardır, siz ise olduğunuz evrende mimar olma geleceğine sahipsinizdir.

Belki de, bir evrenin yazarı da sizsinizdir.

J. K. Rowling’i örnek alalım, Harry Potter kitaplarının yazarı.

J. K., o kitabı yazarak yeni bir evren yaratmış oldu, her bir harfinde o evrenin kaderini değiştirdi.

Harry Draco Malfoy’un elini sıksaydı evren çok farklı olurdu.

Tabii, öyle bir paralel evren de vardır büyük ihtimalle, hayranların yarattığı…

Peki bir yazarın yarattığı bir evreni düşünün, sonradan bu fikri unutursa veya fikrin peşini bırakırsa o evreni öldürmüş olur mu?

Sonsuza kadar "dur" tuşuna basmış gibi durur mu o evren?

Ya da dizilerle yaratılmış olan o evrenler, yeni bölüm gelene kadar donup kalır mı?

Yönetmenin oynat tuşuna basmasını mı bekler?

Şu an olduğunuz yeri düşünün, okuyor musunuz?

İşiniz mi var?

Aileniz ile akşam yemeği yiyebiliyor musunuz?

Bunun için yazarınıza teşekkür edin.

Çünkü daha acımasız yazarlar var, oradaki evrende okuyamıyorsunuz, işiniz yok, aileniz yok.

Olduğunuz yerden memnun değilseniz ve sürekli mızmızlanıyorsanız bunu bırakın.

Şu an olduğunuz yerde olamayanlar var, sizin evreninizdeki biri de siz olmak için her şeyini verebilirdi.

Nerede olduğunuzun farkına varın, sürekli, “Ben şanssızım!” demeyin.

Siz çok şanslısınız aslında, olabileceğiniz en güzel yerdesiniz.

Memnuniyetsizliği bırakıp bu evrende olmanız gerektiği yere gelmeyi ve olmanız gerektiği kişi olmayı denemelisiniz.

 

 

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • Gökçe Dölek
    11 ay önce
    Harikasın sen!
  • Hatice ÇAĞLAR ÖZTEKE
    1 yıl önce
    Arseli bu yazında aklın yaşta değil başta olduğunu pek güzel göstermişsin. Keyifle okudum. MKA hakkında beklemedeyim...
  • MUSTAFA KARABULUT
    1 yıl önce
    ARSELİ BU YAŞTA BU SATIRLARI YAZMAN MEMUNİYET VERCİDİR. TABİKİ İNSANLAR BİRAZ DÜŞÜNMELİ YAŞAMIN NERESİNDEYİZ.KENDİ DURUMUMUZLA BAŞKALARINI MUKAYESE ETTİĞİMİZDE BEKİDE KENDİ HALİMİZDEN MEMNUN OLACAĞIZ.

Son Yazılar