AMERİKA VE BEN
Arseli Yağmur Kurt

Arseli Yağmur Kurt

AMERİKA VE BEN

13 Mart 2020 - 20:36

Herkesin katıldığı bir şey varsa o da zamanın hızlı geçtiğidir. Son yazımdan beri dört ay geçti ve bu kadar hızlı geçeceğini tahmin edemezdim. Bu demek oluyor ki Amerika’da oluşumun altıncı ayındayım.

İnanılmaz, cidden...

Etrafına bakıp, tamamen yabancı olduğun bir yerin birden sana sadece ‘ev’ oluşu veya artık dolaştığın sokaklara bakma isteği bile duymamak çünkü bu sokakları daha önce defalarca geçmiş olman, beni size anlatamayacağım bir duygunun içine sokuyor.

Şu an bu yazımda, bahsetmek istediğim o kadar şey var ki. Aylardır bahsetmek istediğim şeyler vardı, başımdan geçenler, yaşadığım hayat, gittiğim yerler… Bir türlü yapamadım çünkü bir yandan bu kadar olay geçerken çok yorgundum ve yaşadıklarım birikince nelerden bahsetmek istediğime karar verememekten, hiçbir şeyden bahsedemedim.

Tabii, bunlar bahane gibi de gelebilir. Fakat dürüst olmak gerekirse buraya geldiğimden beri her şey çok değişti. Tek başına bir yerde olmak insanı çok değiştiriyor, siz de bilirsiniz muhtemelen. Bir bakıma kimsenin katkısı olmadan hayatını yaşamaya başladığında ve hayatını kendin bir biçime soktuğunda ve tamamen ‘kendi benliğine’ döndüğünde, hayat her zamankinden çok daha farklı ama hiç olmadığı kadar güzel oluyor.

Ailem beni şu an ziyarete geldikleri için buradalar ve bu şeyleri fark edebiliyorsun. Eskiden hep birlikte yaşadığımızdan ve sonradan ayrılıp yeniden bir araya geldiğimizden, nelerin değiştiğini görebiliyorsun. Birlikte olduğunuzda unuttuğunuz küçük şeyleri ya da artık değişen şeyleri görüp şaşırıyorsunuz. Mesela ben burada kendim yaşadığımdan her şeyi kendim yapıyorum ve bazen annemle konuşurken ‘Hayır artık öyle değil.’ ya da ‘Hayır ben bunu böyle yapıyorum.’ şeklinde konuşmalar geçiyor aramızda. Sadece böyle küçük şeyler değil de, ister istemez kişiliğin ya da huyların da değişiyor ve bunları da fark ediyorsun.

Dediğim gibi, bu köşe yazısını yazmak için bilgisayarımı açıp önüne geçtiğimde bunun ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yoktu, hâla da yok. Fakat şunu söylemeliyim ki, en güzel yerlere bu şekilde geliyorsun. Hayat seni şaşırtmadığı veya sürprizleri olmadığı zaman hiçbir şekilde daha güzel yerlere gelemezsin. İnanıyorum ki güzel şeyler beklemediğin anda gelen şeylerdir, beklemediğin anda tanıştığın biri veya beklemediğin bir anda kendini bulduğun yer veya beklemediğin bir anda sana sunulan bir fırsat, seni en güzel yere götürür.

Ben hiçbir zaman bu bursu kazanacağımı düşünmedim, cidden. Sadece nasıl olduğunu görmek için ve güzel olacağını düşündüğüm için bu sınava girmiştim. Fakat dediğim gibi, bu beni beklenmedik bir yere götürdü. Beklenmedik yerler, insanlar, fırsatlar ve beklenmedik… kendiliğim? Nasıl anlatırım bilmiyorum ama burası beni kendimi beklemediğim birine çevirdi ya da daha iyi bir şekilde söyleyebilirsem, beni beklenmedik bir şekilde büyüttü ve ortaya çıkardı. Bir şekilde kendi kabuğumdan çıktım. 

Belki de bunu daha erkenden fark etmeliydim ya da görmeliydim fakat geç olsa da görmem de bir şey. Hayat beklenmedik şeylerin seni bir yerlere götürmesiyle ve seni ortaya çıkarmasıyla çok daha güzel bir yer. Ve hiçbir pişmanlığım yok çünkü her tecrübenin beni bir yere getirdiğini de biliyorum.

Şu ana kadar yazmadım biliyorum ve yazabilecek bir sürü şey oldu… Yılbaşı, yeni yıl, şükran günü veya yeni evim, okulum veya arkadaşlarım… Ama nedense ben bunları sadece ve basitçe yaşamayı seçtim. Neden bilmiyorum ama bunları bir şekilde kendime saklamayı seçtim ve bunu değiştiremem. Bir şekilde bunları yazmayı denedim fakat yazılarımı bir türlü bitiremedim. Belki de başından beri yapmam gereken şey buydu ve sadece boş bir sayfayı açıp kendimi veya yazımı hiçbir şekilde bir kutuya sokmadan sadece… Yazmalıydım.

Dürüst olmak gerekirse bunun beni getirdiği yeri beğendim ve şu anki yazımdan memnunum. Bir daha da yazı yazacağımda da böyle yapacağım. Bir konuyla ilgili yazmak istesem de sadece yazacağım, her küçük şeyi planlaya planlaya bir şeyler yapmak bana göre değil. Evet, bir şeylerin eskizini veya taslağını çıkarabilirsin fakat her detayı planlayıp bir şeyler yapmaya çalışmak beni sadece strese sokuyor ve bu yazıları yazmamı yavaşlatıyor, hatta durduruyordu. 

Buradaki altı ayım kolayca hayatımda geçirdiğim en güzel ve faydalı zamanlardı. Ve bu yazımda da buradaki hislerimden bahsetmek istedim. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkürler. Yakında görüşmek üzere.

 

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • Ünal gülada
    6 ay önce
    Güzel kızım bende babana katılıyorum eminim amerikalılardan çok daha akıllısındır dileğim yolunun ve şansının açık olmasıdır başarılı ve mutlu ol Rabbim yar ve yardımcın olsun
  • Serhat Bülent Kurt
    6 ay önce
    Yazın harika oradaki duygularını, kendi değişimini ve gelişimini çok iyi ifade etmişsin. Okulundan sana verdikleri yaka kartı herşeyi anlatıyor. Keşke kartının resmini buraya koyabilseydim. Ancak yazabiliyorum. SEACREST COUNTRY DAY SCHOOL Arseli Kurt Smarter Than All the Americans seninle gurur duyuyorum canım kızım. Baban.
  • meral kurt
    6 ay önce
    ewet geldim seni gördüm gurur duydum bu yaşta ayaklarının üzerinde durman okulda öğretmenlerinin seni gönderdiğimiz için teşekkür etmeleri çevrendeki amerikalıların seni övmeleri bi anne ve baba için büyük gurur iyiki varsın iyiki bizim kızımızsın seni seviyoruz

Son Yazılar