KANSERİ YENEBİLİRSİNİZ..
Reklam

KANSERİ YENEBİLİRSİNİZ..

Türkiye'nin ilk onkoloğu Prof. Bülent Berkarda, kanserli hastalara bugüne kadar hiç duymadıkları hayati önerilerde bulundu.

29 Temmuz 2016 - 19:12 - Güncelleme: 15 Kasım 2017 - 00:52

Türkiye’nin ilk medikal onkoloji bölümünü 1974 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi bünyesinde kuran onkoloji duayeni Prof. Bülent Berkarda, Karar.com’a kanseri yenmenin şifrelerini anlattı. İnsülinli kemoterapi ve hipertermi gibi ülkemizde çok az bilinen yöntemleri kullanarak kanser tedavisi uygulayan Prof. Berkarda, “Moral çok önemli. Hastalarıma komik film izlemelerini tavsiye ederim. Durduk yere kahkaha atmak bile bağışıklığı kamçılar” dedi.

Türkiye’nin ilk onkoloğu olarak kanser hastalığının son yıllardaki artışını neye bağlıyorsunuz?

Kanser son yıllarda nüfus artışıyla açıklanamayacak bir yükseliş içerisinde. Bunun en önemli sebeplerinden biri karbonhidrat ve şekerden zengin beslenme. Günümüzde insanlar çok yemek yiyor ve az hareket ediyor. Sigara ve hareketsizlik oksijen alımını azalttığı için kansere zemin hazırlıyor.

Amaç daha fazla ilaç satmak

Kemoterapinin yeterli olmadığını düşünenlerdensiniz. Neden?

Çoğu zaman sırf kemoterapi ile hasta iyileşmiyor. Kemoterapi bağışıklık hücrelerini öldürdüğü için yan etkilere yol açıyor. Tıp fakültelerinde hala yüksek doz kemoterapi uygulaması anlatılıyor. Ancak bu uygulama yarardan çok zarar getiriyor. Kongrelerde hala yüksek doz kemoterapi çalışmaları anlatılır ve hekimlere bu uygulamalar dikte edilir. Amaç elbette daha fazla ilaç satmak. 

Kemoterapi öncesi insülin ile truva atı tedavisi 

Sizin tedavi yönteminiz nedir?

Biz burada eskiden yaptığımız yüksek doz tedavileri kesinlikle uygulamıyoruz. Bizim burada yaptığımız, metronomik kemoterapi dediğimiz düşük dozda, devamlı tedavi. Normalde verilen dozun dörtte birini veriyoruz ama her hafta veriyoruz. Böylece yan etkiler azalıyor ve daha pozitif sonuçlar alıyoruz. Buradaki en önemli yöntemimiz ise, insülinli kemoterapi. Bu yöntem ilk olarak Meksika’da keşfedilmiş olan ve dünyada sayılı merkezde kullanılan bir yöntem. Biliyorsunuz kanser hücreleri şekerle yaşar. İnsülin ile kan şekerini düşürüp kanser hücrelerini önce zora sokuyoruz. Bunlar şeker aramaya başlıyorlar ve şeker pencerelerini açıyorlar. Biz de işte tam o sırada kemoterapi ilaçlarını şekerli bir eriyik içinde zerk ediyoruz. Bir tür truva atı hilesiyle kanserli hücreleri kandırıyoruz. Böylece ilacın etkisini en az beş altı kat arttırmış oluyoruz. 

Vücut ısısını 40 dereceye çıkarmak bağışıklığı kamçılıyor

Bir de ısıtma yöntemi kullanıyorsunuz bildiğim kadarıyla…

İnsülinli kemoterapinin etkisini yükseltmek için burada bir de hipertermi yöntemini kullanıyoruz. Hipertermi özellikle Almanya’da çok yoğun olarak kullanılan bir ısıtarak tedavi yöntemi. Hastayı 40 dereceye kadar ısıttığımızda hasta hücreler daha çabuk telef oluyor. Ölen hasta hücre sayısı artıyor. Vücut ısısının yükseltilmesinin bir başka faydası daha var. Bilirsiniz insan hastayken ateşi yükselir. Bunun sebebi vücudun yüksek ısıda bağışıklık hücrelerini arttırmasıdır. Hipertermi de aynı şekilde hastanın bağışıklık sistemini kamçılayarak tedaviye bu anlamda da katkı sağlıyor.

Zerdeçal bir mucize

Bu tedaviler haricinde hastalara neler tavsiye ediyorsunuz?

Tüm bunlar yetmez. Hastanın kanseri besleyen karbonhidrat ve şekerli gıdaları da kesmesi gerek. Makarna, pilav, tatlı, ekmek, börek, çörek yasak. Reishi mantarı, Japon mantarlarının bir karışımı olan PS Complex, CQ Complex, Koenzim Q 10, Alpha Lipoic Acid ve Omega 3’ü de besin takviyesi olarak tavsiye ediyorum ben. Yurtdışında bunlarla ilgili yapılmış yüzlerce çalışma ve yazılmış makale vardır. Bir de hakkında yüzlerce makale yazılmış olan zerdeçal kanser tedavisinde bir mucizedir. 

Beslenme nasıl olmalı?

Lahanagiller çok mühim. Brokoli, karnabahar, lahana, brüksel lahanası. Bunların içinde sülforofanlar denen kansere karşı son derece tesirli kükürtlü bileşikler var. Hastalarıma her gün sofranızda bir lahanagil olacak, hatta bunları bazen çiğ yiyeceksin diyorum. Benim hastalarım aktardan yabanmersini alıp her akşam bir avuç yer. İçinde bayağı kanser ilacı var. Buğday ruşeymi de çok faydalı.

Kanser hastaları komedi filmleri izlesin

Kanser tedavisinde moralin önemi sık vurgulanır. Tedaviye katkısı tam olarak nedir?

Moral bu işin yüzde 25’i. Düşünceler beyinde nöropeptit üretimini tetikler. Neşeli insan ile kederli insanın nöropeptitleri birbirinden farklıdır. İyi şeyler düşünürsen iyi nöropeptitler üretirsin. Bunlar kan yoluyla tüm vücuda yayılıp bağışıklık hücrelerini çalıştırır. Bir tür enerji parçacığı gibi. Hastalarıma neşeli insanlarla buluşmalarını, neşeli kitaplar okuyup komedi filmleri izlemelerini öneriyorum. Norman Kazan’ın bir kitabı vardır; orada ‘kanseri hergün dört kere Şarlo filmi izleyerek yendim’ der. 

Durduk yere kahkaha atarak bilinçaltı kandırılabilir

Hasta eğer mutsuzsa yine de neşeli filmler işe yarar mı?

Aslına bakarsanız sebepsiz de gülünebilir. Günde yirmi kere ‘Hahahahah’ diye gülebilir hasta durduk yere. Ama bunu şimdi kime anlatacaksın, bizim millet inanmaz böyle şeylere, şüphecidir. Halbuki beyin onu gerçek sanıyor. Şuur altı kanar. Ne dersen ona inanır. Kahkaha atıp iyiyim de, iyiymişiz der, kötüyüm de, kötüymüşüz der. İnsan vücudu bir gemi gibidir. Emirleri kaptan verir, makine dairesi emirleri yerine getirir. Bizde de kaptan beyindir. Bilinçaltı da makine dairesi. Telkin çok önemli. Oturup günde on kere bugün çok iyiyim şükür de, karaciğerin, dalağın, akciğerin ona göre çalışır. İşte kaptan iyiyiz derse beyin iyi endorfin salgılar.

Yürüyüş ve yükseklik kan hücrelerini çoğaltır

Oksijensizliğin kansere zemin hazırladığını söylemiştiniz. Oksijen nasıl arttırılır? 

Vücuda oksijen girişini arttırmak için de günde en az yarım saat, bir saat yürüyüş yapmalı hasta. İmkanı olan hiperbarik oksijen odasına girsin. Yüksekliğin de kan hücrelerini çoğaltma etkisi vardır. Yüksek dağda eritropoetin yapar vücut. O da kan hücrelerini kamçılar. 

Türkiye’de yeterli tedavi olanakları var mı?

Özetle Amerika’da ne varsa Türkiye’de de aynısı yapılıyor. Amerika’ya tedaviye gidenler boşuna gidiyor. Buradaki doktorların hepsi zaten Amerika’da 3-5 sene kalmış doktorlar. Tedavide kullanılan ilaçlar da aynı.

Kaynak karar.com 

YORUMLAR

  • 21 Yorum
  • Ahmet Aksoy
    10 ay önce
    Kanser hastalığına yakalanmışsanız bilin ki sağlık sektörünün sömürülen konumuna ulaşmışsınız demektir. Biz Bülent hocanın yöntemlerine inandık babamızı organ yetmezliğinden kaybettik. Böbrekler iflas etti. Tedavi olalım derken babamız ilgisi olmayan başka organından dolayı yitirdik. Tedavi dediğiniz şey bu olmasa gerek.
  • Şeref
    10 ay önce
    Tedaviyi doktora bırakacaksınız hastaya değil. Bülent hocaya babamı teslim ettik sonradında babam şunu istemedi olur dedi en son kemoterapi istemedi tamam dedi ve hap şeklinde ilacı hergün dayadı, babamı organ yetmezliğinden kaybettik. Kanseden değil.
  • Hikmet
    8 ay önce
    E tamam hoca kanseri tedavi etmiş işte....
  • Behiye sağdıç
    10 ay önce
    Kimin ne yaptığı beli olmayan bir dunada yaşıyoruz kimin doğru kimin yanlış olduğunu bilmeden yaşanıyor tek bildiğim bir şey var kendini dinle ve ona göre kendine hizmet et kendini say kendini sev kendini mutlu et olumsuz insanlardan uzak kalmak bu kanseri yendim ve herkes yene bilir çünkü tanrım bizlere akıl göz vermiş
  • Sezgin yıldız
    10 ay önce
    Bizde kardeşimizi kaybettik.yilbasinda 2 yıl olacak..45 yaşında....sirt ağrısıyla başladı...doktorlar anlamadı kas gevşetici vermişler...gececek diye beklerken aradan iki ay geçmiş...bu arada doktora tekrar gidiyo...birgun bayginlnlk geciriyi acile sonuç. Kanser tesirli ve 3 ay değer biçtiler 3 ayı doldurmadı....Allahin rahmetine kavuştu...
  • Nurhanorhanlar
    10 ay önce
    Başınız sağolsun ne kanseriydi
  • hande
    10 ay önce
    bende merak etdim sirt agrisi olup da ne kanseriydi acaba
  • Selma
    10 ay önce
    Kanserin çaresi bulundu tabiiki, yıllar önce yurtdışında tedavi görüp, kanseri atlatıp yurda dönen kişilerden biri de Barış Mançoydu. Yurtdışında çaresi var ama bizim ülkemizde sapır sapır ölüyor insanlar. İlaç tekellerinin elinde her şey tedavi yöntemleri yetersiz. Yurtdışında aşıyla önlenebiliyor hastalığın ilerlemesi örneğin Küba da aşılama yapılarak hem de çok ucuza tedavi yöntemleriyle hasta kanseri yeniyor. Bizim ülkemizde ise aşı yöntemini devlet karşılamadığı gibi özel hastanelerde bu aşı teknikleri çok pahalı uygulanıyor.bir çok tanıdığım var Kübaya gidip tedavi olup gelen.
  • Hamiyet Demir
    10 ay önce
    Maalesef bende eşimi iki ay önce kanserden kaybettim bel ağrısı ve halsizlik aşırı ateşi olduğu için özel hastahaneye gittik kanser olduğunu öğrendik dünyamız yıkıldı
  • Sevinç Özbey
    11 ay önce
    Kuba 1dolara aşı yapıyor bunun dışında B/17 vitamininin ve polenin faydası tartışmasız. Coğu hastaya B/17"nin verilmedigini şaşkınlıkla izliyorum unutmayalım moralde cok onemli
  • Nesime Tok
    11 ay önce
    Hipertemi tedavisi gördü arkadaşım bir faydasını göremedi.hem de 8seans
  • Sevim dinc
    11 ay önce
    Ben 11ay once 33 yasinda birseksenbes boy doksan kilo dag gibi oglumu 1 ay icinde karaciger kanserinden kaybettim hemde cerrahpasada peki neden bunca insan oluyor bunlari okudukca cildiriyorum
  • T.C
    11 ay önce
    Sevim hanim bu tedaviler sadece belli bir asamadaki kanserler icin gecerli ve sadece teoride yani kagit uzerinde öyle bir yazi bu. Pratikte isler bole gitmeyebiliyor.
  • Meltem binay
    10 ay önce
    Basiniz sagolsun bizde iki yakinimizi ardarda kaybettik.tedvi diye bir sey yok.bizleri kandiriyorlar turkiyede maalesef allah sabirlar versin
  • Nezihe akkurt
    11 ay önce
    Hocam yorumunuzda bilginizde gercekten harika ůlkemizin sizin gibi hocalara ihtiyaci var
  • alp
    1 yıl önce

    zavallı sinema izleyin diyor ,çocuklarda yoğun artmış çaresizlik diz boyu şaka yapıyor ülke yıllardır araştırma yapmıyor. kişinin biri buldu onuda gizliyorlar ilker sökmen kesin kanseri tedavi ediyor...

  • Füsun koçak
    11 ay önce
    İlker sökmen kim dr mu
  • Hakan MÜŞTAK
    1 yıl önce

    Kıymetli bir yazı, kişisel siteme eklemek istiyorum onaylarsanız.

  • Ayla Tığolı
    1 yıl önce

    harikasınız çok teşekkürler.

  • Remzi aksan
    1 yıl önce

    Bu yazıdan çok yararlandım.Berkarda Hocamız, iyi ki varsınız.Sizinle ne kadar öğünsek azdır.

  • suzan selçuk
    1 yıl önce

    teşekkürler hocam ben meme ca yım 8 yıldır 4. yılında kemik metasnsaım var şu an paylaşmış olduğunuz bilgileri okudum çok mutlu oldum çünkü lahana gilleri bilmiyordum bundan sonra uyguluyacam sadece neşem % 100

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Gece yarısı ile sabah 6 arasında yola çıkmayın!
Gece yarısı ile sabah 6 arasında yola çıkmayın!
CAFER ÖZ'ÜN
CAFER ÖZ'ÜN "KUNDAKÇI"SI KİTAPÇILARDA